UÇURTMA AVCISI - The Kite Runner

"İlk sözcüklerimizi aynı çatı altında söylemiştik. Benim ki BABA idi. Onun ki AMİR, benim adım"

09 Nisan 2013 Salı 00:53
UÇURTMA AVCISI - The Kite Runner


 

 

"İlk sözcüklerimizi aynı çatı altında söylemiştik. Benim ki BABA idi. Onun ki AMİR, benim adım"

Hayatımda hiç uçurtmaya dokun(a)madığım için "ah keşke" dedirten bu filmin yönetmeni Marc Forster’ın önünde saygıyla eğiliyorum. kitabını okumuş olsaydım belki de aynısını Khalid Hosseini için de yapmış olurdum büyük ihtimalle.İnsan uçurtma sözcüğünü duyunca elde makaraya sarılmış ip ve sürekli gözünü yükseklere dikmiş bir şekilde başı dik çocukluğunu hatırlıyor ister istemez. film de bu havada başlıyor; çocuklarla birlikte uçurtmalara dalıp gidiyorsunuz,..uçurtmalar yüzüyor havada; gökyüzünde bir oraya bir buraya süzülüyorlar. çocukların keyfi yerinde. bir koşturmaca halindeler. uçurtmalarını, estetik el hareketleriyle kontrol ediyorlar. çocuklardaki zarafete hayran kalıyorum. gülmüyorum, gülmek istemiyorum; ama görünmez eller çekiyor yanaklarımı yukarı doğru. "eğlenceli bir film beni bekliyor galiba." diye düşünüyorum ve devam ediyorum…

Film boyunca bizi etkisi altına alacak ve her şeyin özünü oluşturan Amir ve Hassan'ın arkadaşlığını görüyoruz ilk önce. Amir ve Hassan, Kabil'de monarşinin son dönemlerinde birlikte büyüyen iki çocuk. Amir varlıklı ve tanınan bir işadamının oğlu, Hassan ise Amir'lerin hizmetkarının oğlu. Ancak Amir'in babası Hassan'ı kendi oğlundan ayırmıyor ve ikisi kardeş gibi büyüyorlar. Amir içten içe Hassan'ı kıskansa da Hassan Amir'e ölesiye bağlı.Akıllardan çıkmayacak bir diyalog Hassan'ın sadakatini anlamamıza yardımcı oluyor. Amir,'Benim için gerçekten yerdeki pisliği bile yer misin?' diye soruyor ve 'Tabii ki yerim Amir Ağa ama asıl sen benden böyle bir şey yapmamı ister misin?' cevabını alıyor. Her şeye rağmen güzel bir hayat sürerken Sovyet işgaliyle birlikte Afganistan'da tüm hayat altüst oluyor. Bundan sonrası değişen yaşamlar, kaderin cilvesi, geçmişte yaşanan ihanet ve pişmanlıklar...

Sırasıyla, Amir’in Hassan’a ihanetini görüyorum; boğazım düğümleniyor. Rus askerinin geçiş bedeli olarak kucağında bebeğiyle oturan kadınla "20 dakikacık yalnız kalma" isteğine sessiz küfrediyorum , zina yapan kadının bir futbol müsabakasının ardından taşlanmasını görüyorum ilk taş atılıyor; dolu dolu bir "tak!" sesi geliyor kafasından; kirpiklerim bile diken diken oluyor. bir şeyler yazmak için filmi durduruyorum. birkaç saniye boyunca kafama o kadar çok düşünce birden saldırıyor ki, ne yapacağıma karar vermekte zorlanıyorum. sonra istem dışı bir şekilde filmi devam ettiriyorum ve devam ediyorum. kadını elden ayaktan tutup bir kamyonetin arkasına fırlatıyorlar. bu sefer daha tok bir ses çıkıyor, iç çekiyorum derinden…NEYSE..!

Uçurtma Avcısı, işgal, terör, ırkçılık gibi bir çok izlemesi zor spesifik konuları içerse de, asıl seyirciyi etkileyen yanı her insanın yaşayabileceği durumları, hissedebileceği duyguları izlemek oluyor. . filmin başka bir artısı rollere seçilen oyuncuların çoğunun ideal bir seçim olmasıydı. Küçük Hassan ve küçük Amir'i oynayan çocuklar en zor sahnelerde bile, sanki bu rolleri oynamak için doğmuşlar izlenimini veriyorlar. Baba rolündeki Homayoun Ershadi ise, karizması ve inandırıcıyla yer aldığı her sahnede dikkati üzerine çekebiliyordu.

The Kite Runner; suçluluk, pişmanlık, telafi, aile, ikinci şans, nefret, sadakat ve en önemlisi gerçek dostluk hakkında size verebileceği her şeyi sade ve içten bir halde sunuyor. insanlık değerlerini yeniden sorgulamanızı ve dünyaya daha gri bakmanızı sağlıyor. Dahası savaşın gerçekliğini sadece aksiyon sahneleri ve pahalı efektlerle değil, insanların üzerinde yarattığı bire bir etkiler üzerinden anlatıyor. Etkisi altından çıkması zor olan ve uzun süre izlediğiniz filmleri basit gösterecek derinliğe sahip bu film ayırdığınız zamana kesinlikle değiyor ve son olarak diyorum ki

"Bin tane iste senin için yakalayayım."

 

  Hayri KAYHAN

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    sanalbasin.com üyesidir